tüp-bebek-tedavisi

Yumurta donasyonu, hamile kalma ümidini tamamıyla veya büyük ölçüde yitiren (kısır hale gelen veya genetik olarak kısır olan ) kadına, bir başka hanımdan alınan yumurtanın nakledilmesi ve tüp bebek yöntemi ile hamile kalmasıdır.

Yumurtayı veren kişi dönor, yani bağışçı olarak adlandırılır. Bu kişiler gönüllü olarak yumurtalarını bağışlayabilecekleri gibi, ticari amaç da güdebilirler. Tüp bebek merkezlerine gidip, oldukça pahalı sayılabilecek tüp bebek tedavisini uyguladıktan sonra başarısız olan, sonraki denemelerde de başarı olasılığını düşük gören çiftler yumurta donasyonu yöntemi tercih edebilmektedirler.

yumurta donasyonu

Neden Yumurta Donasyonu ?

Tüp bebek denemelerinden sonra büyük ölçüde bebek ümidini yitiren çiftler uzun ve meşakkatli evlatlık alma prosedürünü uygulamak yerine en azından babası belli olan ve annesi tarafından dünyaya getirilen bir bebeğe sahip olmayı isteyebilmektedirler.

Böylelikle bebek ileride “evlatlık” psikolojisine girmemekte, anne büyüteceği bebeği kendisi doğurmakta, çevreden gelebilecek kısır olmanın negatif  algısını yaşamamaktadır.

Yumurta donasyonunun bir diğer sebebi de kanser tedavisi gibi bedene ve özellikle de yumurtalıklara zarar verebilecek tedavi sürecinden sonra hamile kalabilmeyi başarmaktır. Sadece, kanser değil ciddi derecede ilaç kullanımı olan hastalıklardan önce kadının yumurtalıklarından yumurta alınmakta ve iyileştikten sonra tüp bebek yöntemi ile hamile kalınması sağlanmaktadır.

tüp bebek tedavisi

Yumurta Donasyonu Caiz mi ?

Bu işlem gerek İslamiyet, gerekse de diğer semavi din adamlarınca çekinceli bulunmakta, çoğu din adamı yumurta donasyonunun caiz olmadığı hususunda görüş beyan etmektedir.

Kadının yumurtasının dondurup kanser tedavisi sonrasında yeniden kendine aşılanıp hamile kalması uygun görülse de bir başkasının yumurtası ve kocasının spermi ile hamile kalmak uygun görülmemektedir.

Bu konu yasal olarak da ülkeleri fikir ayrılığına düşürmüştür. Avustralya, İngiltere, Yunanistan gibi ülkeler ve bazı Asya ülkelerin mevzuatı yumurta donasyonuna yeşil ışık yakarken, bazı Avrupa ülkeleri ve çoğu Müslüman devlet yasaklamıştır. Müslüman ülkelerde de farklı uygulamalar mevcuttur, Mısır ve Lübnan izin verirken ülkemiz ve birçok Müslüman ülke yasaktır. Hemen yanı başımızdaki yavru vatan KKTC’de ise serbesttir. Bu nedenle Kıbrıs’ta birçok tüp bebek merkezi yumurta donasyonu işlemini uygulamakta olup Türkiye ve dünyadan oldukça fazla müşterisi vardır.

Yumurta donasyonunun ülkelerce yasaklanmasının en büyük sebebi doğacak çocuğun üzerindeki haklar ve bu işlemin geleneklere uygun olmamasıdır.

tüp bebek

Yumurta Donasyonunun Tarihçesi

Bu işlem ilk defa et ve süt verimini artırmak, ırk ıslahı yapılmak istenen inekler üzerinde uygulanmıştır. Damızlık boğalardan elde edilen spermler ile verimli ve genetik olarak sağlıklı ineklerin yumurtasından cinsiyeti belirlenmiş embriyolar elde edilmiş ve çoğaltılmak istenen ineklere transfer edilmiştir. Böylece doğacak yavrunun verimli, sağlıklı ve dişi olması garanti altına alınmıştır. Ülkemizde yıllardan beri uygulanmaktadır.

Sığırlarda daha önceden beri uygulanan bu yöntem ilk kez Amerika’da John Buster tarafından 1984 yılında insanlarda denenmeye başlanmış, Kıbrıs gibi mevzuatı çok oturmamış + kısıtlamaları az ülkeler ve ABD’nin bireysel özgürlüğü en önde tutan eyaletlerinde gelişme ve uygulama imkanı bulmuştur. Halen Kıbrıs yumurta donasyonu (yumurta nakli) konusunda dünya çapında önemli bir merkezdir. Fakat Kıbrıs’ta dahi bu işlem belli şartlar dahilinde gerçekleştirilmekte, mevzuatta çeşitli kısıtlamalar bulunmaktadır.

yumurta donasyonu

Alan Veren Birbirini Tanıyor mu ?

Yumurta nakledilen ile o yumurta ile hamile kalan kişiler büyük çoğunlukla birbirlerini tanımazlar ve görmezler. Daha sonra da birbiri ile irtibat kurma ihtimali zayıftır. Yumurta bağışlayıcısı olan kişiler (bağışlıyor veya satıyor bunun yüzdesini bilemiyoruz) kişisel bilgilerinin açıklanmasını istemediği için hamile kalmayı isteyenler isteseler de yumurta donörünün (yumurtasını veren kişi) ismini öğrenemezler. Aynı şekilde yumurta dönoru da yumurtası ile kimin hamile kaldığını-kalacağını bilemez.

Bunun istisnası kızına yumurtasını bağışlayan annelerdir.

Hangi Kadınlar Yumurta Nakli Yaptırmak İstiyor ?
-Doğuştan veya sonradan gelişen sebeplere bağlı olarak hamile kalmak için gerekli yumurtaya sahip olmayan kadınlar,

-Rahmi olan ama erken menopoza girdiği için artık yumurta üretimi yapamayan kadınlar,

-Kalıtsal nedenlerle yumurtaları kullanılamayacak durumda olan kadınlar (Örneğin Turner’s sendromu)

-Herhangi bir hastalık nedeniyle yumurtalıklarını aldırma zorunda kalan kadınlar,

-Yukarıda bahsettiğim gibi kanser tedavisi görmüş, kemoterapi ve diğer  tedavi yöntemleri uygulanırken yumurtalıkları zarar görmüş veya alınmış kadınlar,

-Tüp bebek tedavisi görmüş fakat başarısız olmuş kadınlar. Bu kişilere tedavi esnasında yumurtalıklarını uyarması için ilaç verilmesine rağmen yeterli uyarılma olmamıştır veya hiç uyarılmamıştır.

-Taşıdığı ve gen aktarımı ile evladına geçirmek istemediği hastalığı bulunan kadınlar. Örneğin hemofili hastasıdır, çocuğunun da hemofili olmasını istemediği için kendi yumurtası yerine bir başkasının yumurtasını kullanmayı tercih eder.

– Tüp bebek tedavilerini bir çok denemesine karşın netice elde edemeyenler. Umut vermeyen tüp bebek denemeleri ile daha fazla vakit ve para kaybetmek istemeyen, çaresi azalmış-tükenmiş kişiler.

– X geni ile geçişi olan hastalıklara, yani kadından evlada geçen hastalıklara sahip olan kadınlar, doğacak çocuğunun geleceğini karartmamak için bu yöntemi isteyebilir.

genç kadın

Kimler Yumurta Bağışçısı Olabilir ?

Bu işlemin bir de bağışlayan tarafı var elbette. Bir çift mutlu olurken onları tanımayan bir kadın kendinden bir parçayı bağışlıyor. Artık ne kadarı bağışlıyor, yoksa paraya sıkıştığı için yumurtasını bile satacak kadar aciz ve zavallı durumuna düşmüş kadınların yumurtası mı kullanılıyor, bunu sanırım Sağlık Bakanlığı bile bilmemektedir.

Fakat tüp bebek merkezleri kendilerine her başvuran kadının yumurtasını kabul etmemektedir. Kadının bağışıklığı, taşıdığı hastalıklar hatta psikolojik durumu bile testlerle ölçülmektedir. Takdir edersiniz ki bu derin testler oldukça pahalıdır. Ve yine takdir edersiniz ki çoğu ülkede yasak veya yüksek şartlı olarak serbest olan bu işlemde uygulanması gereken pahalı testlerin bir kısmını es geçip müşterilerine ucuz fiyat sağlayan merdiven altı yerler de bulunmaktadır.

Yumurta donörü ASRM ve ESHRE standartlarına uygun olarak testlerden geçirilir. Bu çok sayıda ve işlevde bir dizi test silsilesidir. Bunları beş kısma ayırmak mümkündür;

Psikolojik testler: Bağışçının psikolojik durumu gözlemlenir. Depresyon, anksiyete bozukluğu, kişilik bozuklukları, psikotik ve nörotik sorunlar var mı, hasta bu tür sorunlara yatkın mı araştırılır. Bunun için testler yapılır.

Serolojik testler: Donörün bulaşıcı hastalığı var mı araştırılır. Talasemi ve kistik fibröz analizleri yapılır. Tüm bu işlemlere serolojik değerlendirme denir ve donörden bebeğe hastalık geçişini önlemek için bunlar gereklidir. Bu testler İSO sertifikası olan ciddi laboratuvarlarda yapılmalıdır.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Jinekolojik testler: Donörün yumurtalık rezervi ve elde edilecek yumurtanın ne kalitede olduğu ölçümlenir. Bunun için bağışçının antral folikül sayımı yapılır. Bu testler ile hem işe yarar yumurta temini hem de yumurta alındıktan sonra bağışçının kısırlaşmaması hedeflenir.

Kan testleri: Donörun pıhtılaşma sorununun bulunup bulunmadığı, yeterli kan hücresine sahip olup olmadığı test edilir.

tüp bebek

Genetik testler: Donörde genetik olarak hastalık bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Bunun için yapılan testler  kromozom analizi, talasemi testleri ve kistik fibrozisdir. Donörün muayenesi sonucunda bunlara ilave testler de gerekebilir.

Donör bu testleri geçerse sağlıklı bir verici olabileceğine dair kendisine sertifika verilir. Sertifikada donörün biyolojik ve psiklojik profilinin dökümü bulunur.

Yumurta bağışlayıcı kişilere yukarıdaki işlemlere başlamadan önce buna gönüllü olduğu, baskı zoruyla değil kendi rızasıyla yumurtasını bağışlaığı, daha sonra doğacak bebek üzerinde bir hak iddia etmeyeceği hususunda belge imzalatılır.

Belgeyi imzalayan ve yukarıdaki testlerden geçen kişiler tüp bebek merkezinden kendilerine dönüş yapılacağı günü beklerler. Bu süre zarfında bağıştan vazgeçme hakları vardır. Asla kimse belge imzaladın diyerek yumurta bağışına zorlanamaz. Tüp bebek merkezince yumurta bağışlayıcısına vereceği yumurta sonucunda doğacak bebekle ilgili sonradan herhangi bir hak iddia edemeyeceğine, dair bilgi verilir.

Yumurta donasyonu esnasında işlerin ters gitme ihtimali de vardır, donörde veya anne adayında komplikasyon oluşabilir, yumurtanın ilaca yeterli tepki veremediği yani yumurtaların gelişemediği için işlemin iptali de söz konusu olabilir.

tedavi

 Yumurta Donasyonu Nasıl Yapılır ?

Tüp bebek merkezine gelen anne adaylarına yumurta donasyonu sürecinin nasıl işlediği hakkında bilgi verilir. Doğacak çocuğun hak ve sorumluluğunun ailenin olduğu, yumurta bağışçısının ileride akrabalık iddiasında bulunamayacağı bilgisi verilir.

Yumurta donasyonuna karar verildiği zaman mevcut donörler hakkında bilgi verilir. Bu bilgi kesinlikle kimlik bilgisi değildir, biyolojik bilgilerdir. Genelde alıcı-verici birbirini tanımaz, işlem sonrasında da görüşmezler. Tüp bebek merkezleri buna azami hassasiyet göstermektedir.

Gerekli özen gösterilir ve iyi bir tüp bebek merkezine gidilirse genellikle yumurta donasyon işleminden olumlu sonuç alınır.

Anne adayı bir donör belirleyince her ikisine de (anne adayı ve yumurta bağışlayacak donör) eşzamanlı olarak donasyon ve nakil süreci başlar. Klinik tarafından bilgilendirilen (yumurta bağış zamanı geldiği bildirilen ) donöre ilaç tedavisi uygulanır.

Bu tedavi ile yumurtalıklar uyarılır. Yumurtalar adetin iki veya üçüncü günü uyarılır. Yumurtalar yeterli büyüklüğe ve olgunluğa ulaşınca GnRh analogu enjeksiyonu yapılır. Bundan yaklaşık bir buçuk gün sonra da donöre (yumurta veren bağışçı) anestezi uygulanarak yeter sayıda yumurta cerrahi yöntemle alınır.

Donörden alınan yumurtalar anne adayının kocasından alınan spermlerle laboratuvar ortamında mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenir ve embriyo haline getirilir.

mom-20666_1280

Bu esnada anne adayının rahmi gebeliğe hazırlanır. Bunun için anne adayına ilaç verilerek rahim içi zarı (endometrium ) gebeliğe elverişli hale getirilir. Kadının rahmi hazır hale gelince bu embriyo rahme nakledilir.

Bazen taze yerine dondurulmuş yani daha önceden donördan alınıp muhafaza edilen yumurta da kullanılabilir, istatistiksel başarı açısından arada bir fark gözlenmemiştir.

Embriyonun rahme yerleşmesinden yaklaşık oniki gün, en geç iki hafta sonra gebelik testi yapılarak işlemin başarılı olup olmadığı , yani hamile olup olmadığı tespit edilir.

 Anne Adayına Uygulanacak İşlemler
Tedavinin başında anne adayından kan örneği alınır ve ultrasonla muayene edilir. Testlerde HBsAg, HIV, HCV gibi bulaşıcı hastalıkların olup olmadığı belirlenir. Öte yandan baba adayından da sperm alınarak analiz edilir.

Sonraki aşamalar şu şekilde gerçekleşecektir:

HSG filmi çekilmesi: Buna kısaca ilaçlı rahim  filmi diyebiliriz. Tıp dilindeki ismi histerosalpingografidir.

HSG’de radyoopak madde içeren bir sıvı rahim boynundan içeriye verilerek tüplerin ve rahmin filmi çekilir. Bu film rahim ve tüpler hakkında polip, miyom gibi sıkıntılar var mı, gebeliğe mani bir oluşum var mı anlaşılmasını sağlar.

Hastaların yaklaşık yirmide biri hidrosalpinks denilen tüplerin sıvı toplayıp şişmesi ve dış gebelik gibi sorunlara yol açması ile bilinen hastalığa sahiptir. (Kısaca kanalların şişmesi sorunu diyebiliriz) Rahim filmi ile böyle bir sorun var mı, yok mu görülür.

Eğer böyle bir sorun var ise tüplerin devreden çıkarılması gerekebilir. Filmde polip ve miyom görülürse tedaviye engel olmaması açısında cerrahi müdahale ile bunlar alınır.

Ultrason ile rahim iç zarının görüntülenmesi: Rahim içini kaplayan tabakaya endometriyum denir ve bunun kalınlığı gebe kalmada önem taşır. Ultrason ile muayene yapılarak burada gebeliğe mani bir durum olup olmadığı araştırılır. Bir sorun var ise hormon tedavisi uygulanır. Endometriumun uygun durumda olması yani gebeliğe hazır olması, östrojen, progesteron ve estrafiol hormonları ile sağlanır. Endometriumun gelen embriyoyu kabul edip gebeliğin başlaması için yaklaşık 10 gün boyunca estrafiol hormonuna doyması gerekmektedir.

Hamile kalınması için rahim içi zarının (endometriyum) kalınlığı en az yedi-sekiz milimetre olmak üzere ondört milimetreye (14 mm) kadar ulaşması gerekmektedir. Endometriumu kalınlaştırmak için estrafiol hormonu verilir ve buna yaklaşık yirmi dört gün devam edilir. Embriyo haline getirilen yumurtanın rahme aşılanmasından sonra da bir süre bu hormon verilmeye devam edilir. Ne kadar daha verileceği anne adayının durumuna göre değişmektedir. Anne adayına ayrıca progesteron hormonu takviyesi de yapılır.

tedavi

Anne adayı gebe kalmaya hazır hale gelince donörden alınan yumurta kocanın spermi ile laboratuvar ortamında döllenerek emriyo haline getirilir ve artık hazır hale gelen anne rahmine transfer edilir. Müjdeli haber için yaklaşık iki hafta beklenmelidir. On ikinci günde yapılan hamilelik testi ile başarılı olunup olunmadığı belirlenir.

Karşılaşılabilecek Problemler

Yumurta donasyonunda anne adayı için karşılaşılabilecek en büyük sorun endometriumun bozulması veya bir türlü istenilen seviyeye gelmemesi, yani yumurtayı tutma-saklama becerisini yeterli düzeyde sağlayamamasıdır. (İlla  böyle bir sorunla karşılaşılacak diye düşünülmemelidir. Aşağıda sayılan hususlar az görülür)

Endometriumun mikrop kapması: Normalde bu bölge tüberküloz haricindeki mikroplara karşı oldukça dayanıklıdır. Ama bu ihtimal gözardı edilmemelidir.

medications-342462_1280

Cerrahi operasyonlar: Bir sebep de geçmişte veya tüp bebek tedavisi ile birlikte yapılan cerrahi operasyonlardır. Geçmişte yapılan sağlıksız kürtajlar, hamileliği sağlamak için yapılan miyom ameliyatında bölgenin zedelenmesi gibi bazı operasyonlar endometriumu bozabilir ve hamile kalınmayı zorlaştırabilir.

Tekrarlayan tüp bebek denemeleri:Arka arkaya yapılan tüp bebek denemeleri (rahime sürekli aşı yapılması) bozulmaya yol açabilir.

Diğer nedenler: Diğer sebepleri spiral kullanımı, miyom ve poliplerin varlığı, kanser ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçların sonucu oluşan tahribat olarak saymak mümkündür.

Oluşan bozukluğu gidermek ve hastanın hamile kalmasını sağlamak doktorun bilgi ve deneyimine kalmıştır.