Adı: Turpgillerin en küçük kök yumrulu türüdür.

Renginin kırmızı olması nedeniyle kırmızı turp adı verilmiştir.

Tarihçesi: Kırmızı turpun tarihçesiyle ilgili çok bilgi yoktur. Ancak 16. yüzyılda Avrupa’da yayılmaya başlamıştır. Birçok eserde anavatanının Anadolu,
Doğu Akdeniz kıyıları olduğu yazılı. Pek az eserde anavatanının Kafkaslar olduğu da ileri sürülmektedir. Çok uzun zamandan beri Anadolu’da tarımı yapıldığı kaçınılmaz bir hakikattir.

Botanik: Biryıllıktır. Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar çok yaygın olarak tarımı yapılmaktadır. Salataları süslemekte dekoratif olarak da kullanılır.

Satın alırken nelere dikkat etmeli: Kırmızı turp yapraklarıyla birlikte satılır. Yaprakları pörsii-memiş ve sararmamış olmalıdır. Turplar sertliklerini ve diriliklerini kaybetmiş ise bayatlamaya başlamıştır. Çok iri olanları genellikle odunumsudurlar. Topraktan çıkarılmakta gecikillrse, yine kökler odunumsu olmaya başlar.

Saklanması: Buzdolabına konmadan önce turpa zarar vermeden yapraklar kesilmelidir. Çünkü yapraklar kökün suyunu emerek kısa sürede pörsütür-ler. Buzdolabının sebze bölümünde temiz bir kâğıda sarılarak birkaç gün saklanabilir.

Uzun süre suda veya tuzlu suda bırakıldığında keskinliğini ve içindeki birçok değeri kaybeder. Genel olarak kırmızı turp taze ve çiğ olarak yenir.

Dondurulamaz: Kırmızı turp dondurulmaya uygun değildir. Dondurulan kırmızı turpun donu çözüldüğünde büzüşür, sertleşir, lezzeti bozulur.

İçindeki bazı maddeler: Protein, karbonhidrat, mineraller (demir, fosfor, magnezyum, potasyum), vitaminler (B1, B2, B3, C, beta-karoten “provitamin A”), lifli maddeler, yağ (hardal yağı).

100 g kırmızı turp 94,4 g su, 1,05 g protein, 2,2 g karbonhidrat, toplam 0,90 g mineral (1,5 mg demir, 26,4 mg fosfor, 34 mg kalsiyum, 8 mg magnezyum) 1,5 g lifli maddeler, 0,14 g yağ, vitaminler (0,033 mg B1, 0,030 mg B2, 0,25 mg B3, 29 mg C, 0,023 mg beta-karoten “provitamin A”) içerir.

100 g kırmızı turp 18 kcal içerir.

Özellikleri:

Beyni ve sinirleri aktif duruma getirir.
Gaz şişkinliği, ishal ve peklikte yardımcı olur.
Hücrelerin büyümesi ve gelişmesinde etkili olur.
Kan oluşumunu destekler.
Kolesterini ve kandaki yağ oranını düşürür.
Mide ve bağırsaklardaki mikroplan ve mantarlan öldürür.
Mukoza tabakasını dezenfekte eder.
Nezle, öksürük ve soğuk algınlığında balgam sök-türücüdür.

içindeki hardal yağı kırmızı turpa keskin tadını verir. Hardal yağı mide ve bağırsaklardaki mikropları ve mantarları yok eder. Kırmızı turp antl bakteriyel ve antimiyotiktir. Bağırsaklardaki mikroplar gaz şişkinliklerine ve ishale neden olurlar. Mantarlar ise kronikleştiklerinde ağır bağırsak hastalıklarıyla karşılaşılır. Kırmızı turp daha toplu İğne başı kadarken düşmanlarından korunmak için hardal yağını üretmeye başlar. Bu yöntemle mantarların, mikropların ve birçok böceğin kendisini delik deşik etmesinden korunur.

Kırmızı turp balgam söker, ağız ve yutağı dezenfekte eder, mukoza tabakasını enfeksiyonlara karşı korur. Yüksek oranda bulunan lifli maddeler yüzünden bağırsakların çalışmasını sağlar, peklikten kurtarır. Bu suretle vücudu mikroplardan korumuş olur. Lifli maddeler bağırsaklardaki birçok zehirli ve zararlı maddeleri bağlayarak dışkıyla dışarı atılmasını da sağlarlar.

içindeki folik asit, kan oluşumunu desteklediği gibi sinirleri ve beyni de besler, gelişmeyi destekler. Ayrıca bağışıklık sisteminin en önemli maddesi olan selenyumu da içerir.

Dikkat: Kırmızı turp tarımı yapıldığı toprağa göre değişen, ancak en yüksek nitrat içeren bitkilerdendir. Ağızdaki mikroplar nitratı nitrite çevirirler. Midede amino asitler tarafından ise kanserojen olan nitrosa-mine dönüşür. Bu nedenle kırmızı turp akar suyun altında çok İyi yıkanmalı ve kurulanmalıdır. Mümkünse ekolojik olanı satın alınmalıdır. Ayrıca ekolojik olmayanı günde 100 g’dan çok yenmemelldir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir