tüp bebek

Tüp Bebek İşleminde Sık Yapılan Hatalar

Tüp bebek tedavisinde yapılan ön tetkiklerin yanlış değerlendirilmesi veya eksik yapılması başarısızlığa neden olan en önemli etkenlerden bir tanesidir. Aşağıda  yazılmış olan testlerle ilgili gerçeklerin dışında uygulama sırasında yapılan yanlışlar da sonucu olumsuz etkiler.

Ön Tetkik Hataları

1.       HSG (HİSTEROSALPİNGOGRAFİ)

Bu tetkik, halk arasında ilaçlı rahim filmi olarak tanınmaktadır. En fazla yanlış yorumlanan ve  en fazla yapılması ihmal edilen testtir. Bu testin amacı başka yöntemlerle kolayca ve ucuz olarak görüntülenemeyen, tüp dediğimiz fallop tüplerinin durumunu belirlemek, rahim içindeki yapışıklıkları belirlemektir. Tüpleri değerlendirmede kullanılan en pratik ve yardımcı yöntemdir. Günümüzde her türlü röntgen filmi çekmek için gerekli cihazlar sahip olan yerlerde uygulamak mümkündür. MRİ, yani magnetik rezonanas ile de bu görüntüleme yapılabilir ancak hem pahalı hem de tüpler kontrast yaratan sıvıyla doldurulmadan çekildiğinden HSG kadar etkili bir görüntüleme sağlamaz.

Anestezisiz film çekmek:
Beyaz renkli olan, kısa etkili anestezi ilacıyla yapılmalıdır. Anestezi, kesinlikle  bir anestezi uzmanı tarafından verilmelidir. Hasta uyanık iken çekilirse çok ağrılıdır ve ağrıya bağlı inhibisyon veya ağrı şoku gelişebilir. Anestezi uzmanı ile birlikte yapıldığında damar yolu açık olduğundan, anestezi uzmanı yukarıda belirtilen durumlarda müdahaleyi kolayca yapabilir. Canlı canlı çekildiğinde iki durumla karşılaşılabilir. Ya hasta röntgen masasından bağırarak kalkmaya çalışır ya da ince bir kateter dediğimiz bir plastik boru yardımıyla ağrısız çekilir ancak yeterli basınç oluşmayacağından güvenli bir film olamaz. Düşük basınçla çekilen filmlerde, aslında hastalıklı olan tüpler normal olarak algılanır. Hastalarımıza önerimiz bu filmi her türlü kısırlık tedavisinden önce ve anestezi yardımıyla çektirmeleridir. Anestezi konusunda son olarak söylenmesi gereken; bunun modern tıbbın insanlığa sunduğu en önemli hizmet olduğu ve hastaya ağrı çektirmenin günümüzde artık kabul edilemeyeceğidir. Yale Üniversitesi’nden bir konuşmacı olan bir bayan anestezi uzmanı iki kez doğum yaptığını ve anestezi yapılan ikinci doğumundan sonra ağrısız doğum yaptırmayan Jinekologların hastalarına işkence gibi bir şey yaptıklarını ifade etmiştir. Anestezi yapılmazsa yeterli basınç oluşturulamaz, tabi ki aslında yeterli basınçla balon gibi şişecek olan tüpler normal olarak algılanacaktır. Tüplerde Hidrosalpinx denilen şişme, sıvı birikmesi hali kötü filmle anlaşılamaz. Tüp bebek, aşılama gibi yöntemler bile Hidrosalpinxli hastaları gebe bırakamaz.

Hidrosalpinx (Tüplerin Sıvı Toplayarak Genişlemesi) Bu durum ancak iyi bir HSG filmiyle anlaşılır. Çok bariz ise ultrason ve tuzlu su ile yapılan tetkiklerde de ortaya konabilir. Rubin kanüla denilen sıvının rahim ağzından kaçmasını önleyen tıbbi cihaz kullanılarak yapılan film çekimi sağlıklı sonuç verir. Tüplerin genişlemesi ayrıca dış gebelik olmasına da yol açabilir.

bebek

Filmlerin yanlış değerlendirilmesi:
Bilindiği gibi fallop tüpleri denen rahime bitişik ve rahim içindeki boşlukla bağlantılı olan bu tüp gibi organ, yumurta ile spermlerin bir araya gelerek yumurtanın döllenmesinde hayati bir rol oynamaktadır. Sanıldığı gibi tüpler basit bir borudan ibaret değillerdir. Bu konuyu tam olarak anlamak için yumurta ve spermle ilgili biraz bilgi sahibi olmak gerekir. Spermler kuyruklarıyla hareket edebilmektedirler. Ancak yumurta hücrelerinin kuyrukları bulunmamaktadır. Dolayısıyla karında alt bölgelere düşen yumurta ancak tüpleri kimyasal bir salgıyla uyarır ve tüp süpürge gibi olan uç kısmıyla yumurtayı içine alarak spermlerin yanına getirir. Genellikle skopi dediğimiz video kaydı gibi hareketli olarak çekilen filmlerde tüplerin bir yere yapışık olup olmadığı, ilacın karın içersinde dağılması izlenerek tüplerin serbest olup olmadıkları ve bu süpürme hareketi kabiliyeti anlaşılır. En sık yapılan yanlış, bir çok meslektaşımız tarafından hastalara sizin tüpleriniz açık her şey normal denilerek yapılır. Tüplerdeki yapışıklık basitce anlaşılabilir ve hastanın hikayesi ile birleştirilerek kısırlığın nedeni ortaya konar. Her şeyiniz normal denen hastalarımız nedense uzun yıllar bir türlü gebe kalamamakta ve böylece zaman kaybetmekte hatta bazıları yaş ilerlemesi yada gelişen bir başka hastalık yüzünden üreme kabiliyetlerini kaybetmektedirler. Çok sık olarak yine sperm normal, yumurtlama normal ve tüpleriniz açık denmekte ama hasta bir türlü gebe kalamamaktadır. Her şey normal ise  hastalar neden gebe kalamamaktadır? Bir çoğunda sebep tüplerdeki yapışıklıktır. Bu yapışıklıklar ameliyat ile düzeltilebilir mi sorusunun cevabı genellikle olumsuzdur. Tüplerdeki yapışıklıklar veya tıkanıklıkların ameliyatla düzeltilmesi olasılığı oldukça düşüktür. Tüplere yapılan her türlü müdahale genellikle daha fazla yapışıklıkla sonuçlanır. Diğer polip rahim bosluğunda bulunan miyomlar da HSG filminde görülebilirler. Rahim içinde bulunan boşluğa doğru büyüme olan miyomlar HSG’de görülürler. Ancak rahim duvarında veya rahim dışına doğru büyüyen miyomlar HSG’de görülemezler. Rahim içine doğru büyüyen miyomlar bazen net olarak ultrasonografi ile belirlenemezler.

Histeroskopi:
Kamerayla rahimin içine girilerek  inceleme ve mevcut sorunun giderilmesi için yapılmaktadır. Histeroskopi çok nadir olarak tanı amacıyla kullanılmalıdır. Gelin bir bakalım diyerek yapılan Histeroskopilerin büyük bir bölümü gereksiz yere yapılmaktadır. Polip ve miyomlar ultrason yardımıyla çok kolay olarak tespit edilebilir. **Histeroskopi sorunun giderilmesi amacıyla yapılmalıdır. Sorun daha önce Ultrasonografi veya HSG ile tespit edilmiş olmalıdır. “Gelin bir bakalım” tarzında yapılan ameliyatların doğru olmadığı kanaatindeyim. Tanı olmadan Histeroskopi yapılmaz. Gelişmiş ülkelerde bu doktor hatası olarak kabul edilir ve tazminat davasıyla sonuçlanır.

Çok uzun yıllar infertilite ile uğraşan bir hekim olarak herhangi bir kısırlık tedavisi öncesi HSG yapılmamasının hastalara nasıl zarar verdiğine üzüntüyle şahit olmuşumdur. Basit bir tetkikin yapılmaması veya yanlış değerlendirilmesi yüzünden hastaların nasıl mağdur olduğunu ve değerli zamanlarını harcadıklarını gördüm. Tüplerinde yapışıklık olan hastalara tüpleriniz açık denerek tedaviye geç kalmalarına sebep olunmuştur.

HSG filmi çekildikten sonra her şey normale yakın görünmekteyse 3 ay kadar genç çiftlerde beklemek yararlı olabilir. Kendi tecrübemde % 10 hastanın filmden sonra normal yoldan gebe kaldıklarını görmüşümdür. Bu sonucu bilimsel olarak açıklamak mümkün olamamıştır.

2-Ultrasonografi

Yine kısırlık tedavisine başlamadan önce yapılması olmazsa olmaz sınıfında olan tetkik, kısaca Türkçe konuşulan ülkelerde bilinen adıyla ‘ultrason’dur. Ultrason ile kadın üreme organlarından olan rahim ve yumurtalıklarla ilgili olan birçok bilgiye sahip olabiliriz.Üreme  faaliyetlerini sıkıntıya uğratan hastalıklarla ilgili çok değerli bilgilere sahip olabiliriz. Bazı ultrasonografi cihazlarında bulunan Renkli Dopler denilen bir diğer fonksiyon ise damarlardaki kan akımlarıyla ilgili çok değerli bilgiler vermektedir. Dopler veya Doppler yapılarak yumurtalıklardaki  ve rahimdeki şüpheli oluşumların iyi yada kötü huylu tümörler oldukları belirlenebilir. Teknik olarak pulsatilite indeksi ve rezistans indeksleri değerlendirilir. Ayrıca gebelik süresince 20. haftada yapılan Uterin Arter (Rahmi besleyen atardamar) Dopleri daha sonra gelişebilecek problemlerle ilgili bilgiler vermektedir.Yine ilerleyen gebelik haftalarında yapılan göbek kordonundaki atardamarların  Dopler ile incelenmesi, anne karnındaki bebeğin beslenmesi ile ilgili çok değerli bilgiler vermektedir.

3-   Spermiyogram(Sperm Tetkiki)

Sperm sayımı, hareket oranı ve şekil ile ilgili değerlendirmenin tibbi adı ‘spermiyogram’dır. Çeşitli kriterlere göre yapılır. Her bir yöntemde referans aralıkları değişiktir. WHO’ya göre % 20′nin altındaki  sperm şekil bozuklukları normal kabul edilirken, Krugere göre % 4 ve üstündeki oranlardaki normal sperm şekilleri iyi olarak kabul görür. Günümüzde İCSİ veya mikroenjeksiyon yapıldığından 5-10 adet sperm bile işlem için yeterli olabilmektedir.

4-Genetik Testlerin Değerlendirilmesi

Son yıllarda gelişen teknikler bu testlerin çeşitliliğini artırmıştır. Ancak sanıldığı gibi bu testler çoğunlukla kısırlık sebebi veya tüp bebek denemelerindeki başarısızlıkları açıklamada genellikle yetersiz kalmaktadır. İnsanda bulunan 46 adet kromozomun incelenmesi, kabaca kromozom analizinde ancak 1000 hastada bir sebep bulmak mümkün olmaktadır. Bu testlerin normal çıkması her şeyin normal olduğunu göstermemektedir. Özellikle translokasyon, diğer adıyla karşılıklı yer değiştirme ve cinsiyet kromozomlarındaki Turner ve Kleinfelter hastalıklarında bu kromozom testleri faydalı olur. Ancak çok nadir görülürler. Translokasyonlarda ise tekrarlayan gebelik kayıpları izlenmektedir. Gebelik elde edilemeyen tüp bebek vakalarında bu testler genelde yardımcı olamaz. Daha sonra gidilen başka bir tüp bebek uzmanı bir önceki doktorun bu testlerin neden istenmediğini söyler ve önceki doktoru eleştirir. Kendisi yaptırdığında ise yine bir açıklama yapamaz. Hastalar yine tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarından sonra hekimler tarafından önerilen PGD denilen ve embriyolar üzerinde yapılan genetik testleri bir kurtarıcı olarak görürler. Yine gebelik oluşmasına engel bir durum yaratan kalıtsal hastalık bu testlerle belirlenemez. 46 kromozoma baksanız bile embriyolar da bulunan hastalıklar gebelik oluşmasına engel değildir. Örnek vermek gerekirse 3 kez tüp bebek denemiş ve gebelik oluşmamış hastaya 4. seferde PGD önerilir. Genellikle bazı embriyolar normal ve bazıları anormal olarak bulunur. Ancak bu anormal olanların bir çoğu bile gebeli oluşmasına engel değildir. Burada çok önemli bir mantık hatası vardır. PGD testi sonucunda 13,18 veya 21. kromozomlarda trizomi veya monozomi denilen embriyolardaki kalıtsal durum tespit edilir. Bu hastalıklı embriyolar kadına transfer edilirse tutunabilir ve doğuma kadar giderler. Bu durumu tespit etmek hastanın neden daha önce gebe kalamadığını açıklamaz. Pgd  tüp bebek uygulamalarında gebelik şansını artıran bir unsur olmamakla birlikte bebek hakkında bilgi sahibi olamamıza yardımcı olur. Genel yanılgı PGD  işleminin; gebelik kayıpları veya tekrarlayan başarısız tüp bebek denemelerinin nedeni hakkında bize bir açıklama getireceği yönündeki beklentidir.

*Özet olarak bazı anomaliler PGD ile tespit edilebilir ancak neden tüp bebeğin  tutmadığını açıklamaz.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir