kız çocuğu

Yumurta nakli başlı başına bir tedavi yöntemidir.

Başarıya götüren hususlar ise şunlardır.

Yumurta vericilerinin belirlenmesi ve yapılacak testler:

Üreme fonksiyonları özellikle kadınlarda 35’li yaşlardan sonra hızla gerilemektedir. Üreme fonksiyonlarını etkileyen bir çok organ ve doku olmakla birlikte yaşlanma en çok yumurtalar üzerinde olmakta, diğer organ ve dokularda fazla bir etkisi olmamaktadır. Kendi tecrübelerimden yola çıkarak, 50 yaşın üzerinde 1000’den fazla kadının kolaylıkla yumurta nakliyle gebe kaldıklarını ve doğurduklarına biliyorum.

Yumurta alacak kadınlarda rahim, tüpler ve sperm ile ilgili çok önemli bir sorun yoksa kaliteli yumurta vererek gebelik elde etme şansı % 99 civarındadır. Yumurta vericilerine yapılabilecek binlerce test olmakla birlikte hiçbir vericinin %100 sağlıklı çocuk doğuracağını söyleyemeyiz. Bilindiği üzere insanda 46 kromozom, 34 bin civarında gen ve bu genlerin üzerinde bulunan lokuslar ve küçük bölgelerde milyonlarca olasılıkla hastalık mevcuttur. Bu bölgelerdeki hastalıkların tümünü taramak günümüz teknolojisiyle mümkün değildir. Maddi olarak da bunların hepsini taramak hem imkansız hem de gereksizdir. Bir donörde yapılan standart testlerin dışında güvenli ve sağlıklı bir bebek doğurmanın en önemli garantisi verici kadının daha önce çocuk doğurmuş olmasıdır. Yumurta vericilerde öncelikle aranan özellikler aşağıdaki gibidir.

bebek

Yumurta vericilerinde aranacak özellikler:

Donör yaşı 20-31 yaş arasında olmalıdır. Daha ileri yaşlarda gebelik şansı düşmektedir.
Donörlerin daha önce sağlıklı çocuk doğurmuş olmaları doğacak cocuğun sağlığı açısından bir avantajdır.
Fiziksel olarak ait olduğu etnik grubun tipik özelliklerini taşımalıdır. (Avrupalı bir ulusa ait olup da çekik gözlü olan donör kabul edilemez)
BMI yani vücut ağırlığının vücut alanına oranı 25 ve altında olmalıdır. (Fazla kilolu olan her türlü kişide yapılan cerrahi işlemlerin riski fazladır)
Herhangi bir kriminal kaydının olmaması gerekmektedir.
Fiziksel ve duyu organlarına ait bir sorunu olmamalıdır.

Yumurta Vericilere Yapılacak Olan Testler

a-) Aile anemnezi

b-) Kişi anemnezi

c-) Psikolojik tarama testleri

d-) Serolojik testler (Bulaşıcı hastalıklar için tarama testleri)

Kan grubu
Rh Tesbiti
HIV
HepatitB ve C için testler
Sifiliz(Frengi)
İlaç kullanımı
Chlamydia
Gonorrhea
HTLV I
Kanda uyuşturucu madde aranması
e-) Karyotip tayini (Kromozom analizi)

f-) Thalasemia taraması (Akdeniz kansızlık hastalığı testleri)

g-) Kistik fibrozis için 99-399 arası yapılan mutasyonlara bakılan genetik tarama testleri.

Yumurta donasyonu veya Türkçe bilinen adıyla yumurta nakli işlemini Türkçe dilini kullanan ülkelerde ilk uygulayan ve bu işlemin bazı çaresiz durumda olan kadınlara bir nebze olsun faydalanmalarında yardımcı olan birisi olarak şunu söylemeden geçemeyeceğim. Bu işlem tıbbın insanlara sunduğu tedavi yöntemleri arasında en fazla suistimale uğramaya aday bir konu olduğunu kabul etmek gerekir. Burada konuyu organ nakli olarak da görmek mümkün değildir. Bu aslında gerisi mevcut olan bir hücre grubunun naklidir. Nasıl kan hücrelerini nakli verici kişinin sağlığını olumsuz etkilemiyorsa yumurta nakli de  vericiye zarar vermez. (Her türlü tıbbi girişimin az dahi olsa bir riski mevcuttur.) Yumurta nakli sırasında alıcı hastaların nasıl bir vericiden yumurta alındığı konusu, işlemi yapan kliniğin insafına kalmıştır. Alıcının isteklerine uymayan, ileri yaşta, testleri tam anlamıyla yapılmamış, vericinin fiziksel özelliklerine uymayan  bir vericiden yumurta alınarak işlemin yapılması riski vardır. Ayrıca bir vericiden alınan yumurtaların alıcının bilgisi dışında çok miktarda alıcıya verilmesi riski tabii ki işlemi yapan doktorun vicdanına kalmış bir hususdur. Bu bilgiler ışığında alıcıların işlemi yaptıracakları merkezi çok iyi araştırmaları gerekliliğini ortaya koymaktadır. İşlemin yapıldığı ülkedeki sağlık otoritelerini merkezleri kontrolü de çok önemli bir husustur.

Yumurta Alıcılarının Tedavisinde En Sık Yapılan Hatalar

Bu hataları iki grup halinde incelemek gerekir.

Tedaviye Başlamadan Önce Yapılması Gereken Testlerin Gerekli Şekilde Yapılmaması ve Testlerin İyi Değerlendirilmemesi
HSG: Bu konuyu kısaca şöyle değerlendirebiliriz. En sıklıkla gözlemlediğimiz konu ilaçlı rahim filmi yani HSG filminin çekilmemesi veya yanlış çekilmesi ya da yanlış değerlendirilmesidir. Film gerektiği gibi çekilemezse veya değerlendirilemezse ileride dış gebelik ya da denemede negatif sonuç alınmasına sebep olacak tüplerdeki şişmelerin belirlenememesidir. Tüplerde şişme varsa bunun anlaşılmadan yumurta nakli yapılması tüm masrafların boşa gitmesine sebep olur. Zaman ve para kaybına yol açar. Para kazanma hırsıyla hastalarına özen gösteremeyen hekimler bu filmi istemeden tedaviye başlamakta ve hastalar hüsrana uğramaktadırlar.

USG: Rahmin içini döşeyen tabakaya endometrium adı verilir. Endometriım tedavinin ortasında yani alıcının adetinin 14. günü civarında 8 mm. ve üstünde olmalıdır. Endometrium da iki türlü problem ultrason ile tespit edilir. Endometriumun ince olduğu durumlarda ve normalden kalın olduğu durumlarda gebelik sonuçları kötüdür. Endometriumun ince olmasına şu durumlarda rastlanır. (Hiç bir zaman Endometrium bir müdahale görmeyen kadında tedavi ile ince kalmaz.) İnce olması ise geçirilmiş rahim içi müdahaleye bağlı olabilir. Diğer bir olasılık ise Endometriumu kalınlaştıracak olan östrojen hormonunun yeterli kullanılmaması ile olabilir. Yine çok nadir olarak bazı kadınların barsaklarında bu ilaç emilmez. Bant olarak veya vajinal olarak kullanılmalıdır.

En sık rastladığımız müdahaleler şunlardır:

Geçirilmiş olan histeroskopiler, miyom ameliyatları, kürtajlar (Vakumla yapılanlar da dahildir), geçirilmiş rahim içi iltihaplar (Rahim Veremi), rahim birleştirme ameliyatları (Doğumsal anomaliler).

Bu ameliyatlar usulüne uygun yapılırsa her hangi bir zarar vermezler. Kendi tecrübemde, çok tanınmış merkezlerde bile rahim yapışıklıklarının bu tarz ameliyatlardan dolayı olduğunu görmüşümdür. Daha önce de belirtildiği gibi Histeroskopi sadece tedavi amacıyla yapılmalı rahim içine bakalım diye yapılmamalıdır. Polipler ultrason ile görülür ve histeroskopiyle görerek kesilir. Ameliyat başladıktan sonra en fazla 5 dakika sürer. Ameliyat uzadıkça komplikasyon riski artar. Yine rahim içine doğru büyüyen myomlar Histeroskopi ile kesilirler. Bu ameliyatlar gerekirse bir kaç seansta yapılmalıdır. Histeroskopi basınçlı bir sıvıyla rahim içi boşluk şişirilerek yapılır ve uzaması zarar verir. Lezyonların elektrik enerjisi veya lazerle yakılması beklenmeyen çevre dokularında yakılmasına sebep olur. Kalıcı hasar oluşturabilir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir